Nefesle hareketi birleştirerek ışığını canlandır

Desikachar’ın çok sevdiğim bir sözü var: ‘Nefesle hareketi birleştirmiyorsan yoga yapmıyorsun.’ 

Çok çarpıcı aslında. Yogayı diğer hareket tarzlarından ayırıyor. Ama o kadar da kolay değil nefes ve hareketi birleştirmek. Zihin sadece yapmak istiyor, nefesle uğraşmak yerine daldan dala dolaşmak istiyor. Ama nefes ve hareket birleşince bir de bakıyorsun ki ufkun genişlemiş, önünde yeni alanlar açılmış ve her şey daha meditatif olmuş. 

Krishnamacharya ile birebir çalışmış Srivatsa Ramaswami’den bir anekdot aktarayım: Krishnamacharya, nefes ve hareketi birleştirmeyi ihmal eden öğrencilerin dikkatini toparlamaları için biraz savasanada dinlenmelerini söylüyormuş. Yani bir türlü sınıfın önünde tek ayak üstünde durmak gibi. 

Dikkati nefese taşıyoruz. Nefesin hareketi omurgayı hareket ettirmeye başlıyor ve bunu kolların, bacakların ve başın hareketi izliyor. Asana dediğimiz şey aslında sadece nefes alışın ve verişin hareketi. Nefes her şeyin temeli. Nefes sayesinde hareket başlıyor.

Hikaye bu ya; Shiva ve Parvati yeryüzüne inerken bir göl kenarında mola verip birlikte asanaları yapmaya başlıyorlar. Onları pür dikkat izleyen bir balık nefesini kullanmayı zaten bildiği için bütün asanaları Shiva’nın ardından kusursuz bir şekilde tekrarlamaya başlıyor. Bu balık Shiva’nın ilk müridi Matsyendra. Hatırladınız mı hani oturarak kendimizi çevirdiğimiz asana: Ardha matsyendrasana. Hatha Yoga Pradipika Matsyendra’yı ilk insan öğretmen olarak tanımlıyor. 

Belki şöyle bir soru gelebilir aklınıza; ‘Asanaları yaparken zaten nefes alıp veriyoruz. Bu yeterli değil mi?’ Yeterli değil çünkü o zaman hareketi başlatan nefes olmuyor. Asana pratiği esnasında nefesin istemli olarak kontrolünden bahsediyorum. Nefes ve hareket birleşince bedenin ihtiyaçlarına bağlı olarak nefes gaza veya frene basmamıza yardımcı oluyor. Bu doğal nefesten çok farklı. 

Deneyimlemek için gerçekten nefes verirken ardha matsyendrasana pozunda omurganızı çevirin. Nefes alırken hafifçe gevşetip nefes verirken daha derin çevrilmeye çalışın.   

Yoga terapide de yaptığımız bu aslında. Nefesi izleyerek asanayı o kişinin ihtiyaçlarına uyarlıyoruz.

Nefes ve hareket birleştikçe hem fiziksel hem enerji bedeni etkiliyoruz. Sıkışık alanlar rahatlıyor.  

Nefes ve hareket birleştikçe fiziksel bedeni etkiliyoruz. Nefesle birlikte kaslar kasılıp gevşedikçe bedende alan açılıyor. Sadece kaslar değil çalıştığımız bölgedeki yumuşak dokular, sinirler, kan ve lenf damarları hatta iç organlar etkileniyor. Kanlanma ve oksijenlenme artıyor. Adeta prana pompalıyoruz. Nefes ve hareket birleşince kas-gevşetlerle birlikte kirli kanın damarlardan atılması daha kolaylaşıyor. Nefesin yeni ritmiyle birlikte kalbe binen yük azalıyor ve kalp rahatlıyor.

Nefes ve hareket birleştikçe nefes ve enerji bedenini etkiliyoruz. Nefesten sorumlu kasları daha etkin ve daha rahat kullanmaya başlıyoruz. 

Nefes ve hareket birleştikçe zihin bedeni etkiliyoruz. Nefes, beden ve zihin arasında bir köprü. Zihin sakinleşmeye başladıkça nefes uzayıp pürüzsüzleşmeye başlıyor.  Zihinde alan açıyoruz. Asana pratiği sonrasında nefes çalışması ve meditasyona oturmaya hazır hale geliyoruz.  

Nefes ve hareket birleştikçe duyguları etkiliyoruz. Sıkışık duygular rahatlıyor.

Nefes ve hareketi birleştirmenin fiziksel ve fizyolojik faydalarının yanısıra prana bedende daha rahat akmaya başlıyor ve ışığımızı canlandırmaya devam ediyoruz. 


Post Your Thoughts