Mutsuzum, Mutsuzsun, Mutsuz -2 Gerçekle Savaşmak

Olanları çarpıtmadan olduğu gibi algılıyor musun? Yoksa kendi istediğin gibi yorumladığın oluyor mu? Gerçeği olduğu gibi görmek yerine kendi kendini kandırmayı mı tercih ediyorsun? Halının altına süpürdüklerin toplanıp karşına çıktığında yine görmezden gelmeye devam edebilir misin?

Olanı olduğu gibi göremediğimizde gerçekle savaşmaya başlıyoruz. Patanjali yoga sutralarda bunu ‘zehirlenmiş zihin’ olarak tanımlıyor. Tutunma, görmezden gelme ve yanılsama devam ettikçe zihin zehirlenmeye devam ediyor. 2. kitap 3. sutra.

Ay yine çok derin konulara girdim galiba. Neyse ‘zehirlenmiş zihin’ tanımını sevdim.

Olanı olduğu gibi görememek. İşte benim uzmanlık alanım. Duhkha var ama duhkha olduğunu göremiyorum.

Gerçekle savaştıkça olanı olduğu gibi görmek yerine kendime göre yorumluyorum. Yani görmezden geliyorum. Aynen korku filmi izlerken gözlerini kapatmak gibi. Gerçeği kabul etmediğim için olanı kendi istediğim şekilde yorumluyorum. Yani kendimi kandırıyorum. Zihnimi oyalıyorum. Ya da başka bir deyimle yanılsama… Halının altına süpürdüklerim iyice birikince acilen dışarı çıkmaya başlıyorlar. O zaman da ergenlik yıllarıma geri dönüyorum. Eğlence diz boyu yani …

Senaryolarım zihnimi çok meşgul ettiği için zihnim iyice kıpırdanmaya hatta çalkalanmaya başlıyor. Olanı olduğu gibi değil de kendi görmek istediğim gibi yorumladığımda gerçek ve benim algıladığım her neyse tamamen birbirinden uzaklaşmaya başlıyor. Bütünlüğüm bozuluyor, bütünün bir parçası olduğumu unutuyorum.

Kendi merkezimden uzaklaşmak benim için bir uyarı… Kendi merkezimden uzaklaştığımda o girdabın içinde kayboluyorum. Bu anlarda kapılıp gitmeden kendi merkezimde kalabilirsem olanları daha açık ve net görebilmeye başlıyorum. O zamanlar gerçeğin acıtmasına değil de genellikle kendi cehaletime ve davranış kalıplarıma daha çok üzülüyorum. Hiç hak etmeyecek birine değer verdiğim için çok daha fazla üzülüyorum.

Ne zor şey şu zihnin dönüşmesi… Sen de halının altına süpürdüklerini yazsana eğleniriz birlikte …

Gayatri mantra ile bitiriyorum. Olanı olduğu gibi çarpıtmadan görmemi sağlaması ve karanlıkları ortadan kaldırması için ışığa bir yakarış bu mantra ve aynı zamanda ışığın rehberliği için bir teşekkür. Her sabah söylediğim mantra bu.

Om Bhur Bhuvah Svaha
Om Tat Savitur Vareniyam
Bhargo Devasya Dhimahi
Dhiyo Yo Nah Pracodayat

Not: Bu şekilde yazmayı ben de istemezdim ama maalesef çizgi ve noktaları koyamadım


Post Your Thoughts